
Partilerle bayramlaşma programımız AK Parti, DEVA Partisi ve Saadet Partisi ziyaretleriyle devam etti. Partimize yapılan ziyaretleri Eş Genel Başkan Yardımcılarımız Yüksel Mutlu ve Öztürk Türkdoğan ile Milletvekilimiz Hüseyin Olan kabul etti. Parti Sözcümüz Ayşegül Doğan, PM Üyemiz Zeyno Bayramoğlu ve Milletvekilimiz Onur Düşünmez ise siyasi partilere ziyaretlerde bulundu.
AK Parti’nin ziyareti: Toplumumuzun demokrasi, özgürlük ve eşit yurttaşlık beklentisi var
Partimizi ziyaret eden AK Parti heyetinde, Sivil Toplum ve Halkla İlişkiler Başkan Yardımcısı Resul Kurt, Kadın Kolları MKYK Üyesi Saniye Enfiyeci ve Gençlik Kolları MKYK Üyesi Muhammed Abdulkadir Kadiroğlu yer aldı. Ziyarette şunlar konuşuldu:
Eş Genel Başkan Yardımcımız Yüksel Mutlu: Bu bayram annelerimizin, barış isteyen annelerimizin mezarlıklarda olduğu, çocuklarının cezaevlerinde olduğu bir bayram. Biz bu sorunların çözülmesi için, eşit ve özgür bir şekilde bu ülkede yaşamak için mücadele ediyoruz. Ayırmaksızın bütün annelerin gözyaşı dökmeyeceği, üzülmeyeceği bayramlar temenni ediyorum.
Eş Genel Başkan Yardımcımız Öztürk Türkdoğan: Biz bu bayramın, Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nın hayata geçtiği günlere vesile olmasını diliyoruz. Biraz buruk bir bayram yaşıyoruz. Keşke hapishanelerde öğrenciler, gazeteciler olmasaydı. Keşke daha özgür günlerde bayramları kutlasaydık. Ama inanıyoruz ki hem onurlu barış mücadelemiz hem demokratik toplum mücadelemiz mutlaka başarıya ulaşacak. Siz iktidar partisisiniz, eminim ki sorunların da farkındasınızdır. Biz de bir muhalefet partisi olarak bu sorunların giderilmesi noktasında muhalefetimizi yürütüyoruz. Ama ortak paydamız demokratik siyaset zeminidir. İnanıyorum ki demokratik siyaset Türkiye’de sorunları çözecektir.
Milletvekilimiz Hüseyin Olan: Demokratik siyasetin hayat bulması için en büyük sorumluluk aslında iktidara ve ortağı MHP’ye düşüyor. Eminim ki 85 milyonun refah içinde birlikte eşit yaşamasının koşullarını oluşturma konusunda duyarlısınız. En büyük sorumluluk da sizlere düşüyor. Biz de muhalefet olarak elimizden gelmeyi yapmaya çalışacağız.
AK Parti Sivil Toplum ve Halkla İlişkiler Başkan Yardımcısı Resul Kurt: Birkaç gündür seçim bölgem olan Adıyaman’daydım. 6 Şubat asrın felaketinde, Adıyaman ve Hatay başta olmak üzere Kahramanmaraş’ta ve çevre illerinde çok büyük bir yıkım yaşandı. Bu süreç içinde bir yandan deprem kalıcı konutları yapılırken, bir yandan da vatandaşlarımızın çadırlardan prefabrik ve konteyner kentlere geçişi sağlandı. Adıyaman özelinde yaklaşık 31 bin vatandaşımıza evleri, anahtarları teslim edildi. Türkiye genelinde 201 bin vatandaşımızın anahtarları teslim edildi. Yıl sonu itibariyle 450 bin konutun teslimi için yoğun bir çalışma yapılıyor. Haziran ayı sonu itibariyle de Adıyaman özelinde depremzede vatandaşlarımızın, hak sahiplerinin konutları tamamen teslim edilmiş olacak. Önümüzdeki eğitim-öğretim döneminde herkesin kendi evinde olacağı, çocuklarının kendi okullarında okuyacağı bir ortam olmasını arzuluyorum.
Türkiye 6 Şubat asrın felaketinde büyük bir yıkım yaşadı. Bunun bir yandan yaralarını sararken; Devlet Bahçeli’nin çağrısıyla ve Cumhurbaşkanımızın buna yoğun desteğiyle ve İmralı’nın da barış ve özgürlüklerin korunması, ülkemizin huzurlu bir ortama kavuşması için silah bırakılmasıyla ilgili yaptığı çağrı toplum nezdinde de olumlu bir karşılık bulmuştur.
Ümit ediyorum ki bu coğrafya kan ve gözyaşıyla, annelerin gözyaşıyla değil; huzur ve mutlulukla anılır. Gerçekten bunu samimi söylüyorum. MKYK üyeliği yaptım ve Trakya’dan Kars’a, Hakkari’ye kadar her yere gittim. Toplumun tamamında artık bir huzur isteniyor. Bizim huzurlu bir ortama kavuşmamız için de hem MHP Genel Başkanı hem Cumhurbaşkanımız büyük bir dirayet gösterdi, İmralı büyük bir sorumluluk aldı ve çağrıda bulundu. Bu çağrının karşılık bulması, artık bu çağda silahların değil barışın ve dostluğun konuşulması, insanların huzurla işlerine güçlerine gitmesinin sağlanması gerekiyor. Ümit ediyorum ki bu süreç en kısa zamanda tamamlanır. Ülkemizin bu alanda yapabileceği her şey yapılıyor. Bu konuda sizin partiniz de üzerine düşeni yapıyor ve bu süreç içerisinde de ümit ediyorum ki en kısa zamanda sonuç alınmış olur. En kısa zamanda sonuç alınması da halkı mutlu eder. Çünkü bu coğrafyaya, Ortadoğu coğrafyasına baktığımızda nerede bir eylem ya da patlama olacak, insan ölecek; hep bu haberlerle güne uyanıyoruz. Bunu artık Türkiye’nin konuşmaması gerektiğine inanıyorum. İnşallah en kısa zamanda da toplum huzura kavuşur. Hepimiz demokratik özgür bir ülkede, toplumumuzun özlemini duyduğu bir ortamda siyaset yapma imkanına kavuşuruz. Hepimizin özlemi artık silahların konuşulmamasıdır; silahların değil insanların konuşmasıdır. Silahların artık tamamen terk edilmesi, örgütlerin kendisini feshetmesidir. Bizim beklentimiz budur. Toplumun beklentisi budur. Ümit ediyorum ki basın mensubu arkadaşlarımız da ülkede açılan yeni fabrikaları, istihdam alanlarını, ekonomik anlamdaki gelişmeleri daha çok haber yapma imkanına kavuşur.
Eş Genel Başkan Yardımcımız Yüksel Mutlu: Çok teşekkür ederim. Siz de ifade ettiniz, aslında Sayın Öcalan’ın Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı toplumumuzda, ülkemizde, bu coğrafyada büyük bir etki yarattı. Biz de Kürt sorununun çözülmesini isteyen bir partiyiz. Bunun için uzun yıllardır mücadele eden bir partiyiz. Bir çağrı oldu, ancak tabii ki AKP-MHP hükümetinin, parlamentonun ve iktidar partisinin bundan sonra atacağı adımlar çok önemli. Toplum böyle bir beklenti içinde. Biz de DEM Parti olarak birçok merkezde toplantılar yaptık. Toplum artık Kürt sorununun çözülmesini, bu ülkedeki yoksulluk sorununun çözülmesini, hapishanelerin bir an önce boşalmasını, gençlerin cezaevlerinden bir an önce bırakılmasını, kadın katliamlarının son bulmasını istiyor. Çünkü bu sorunların hepsi birbiriyle alakalı ve iktidar partisinin de bu konuda bir irade beyanı yapmasının, bir görüş ifade etmesinin ve adım atmasının zamanıdır. Parlamento zemininde beklentimiz bu yöndedir. Bu yüzden umuyor ve diliyoruz ki bu sorunlarımızın çözüleceği, adımların atılacağı bir zemin olur. Halkımızın da toplumumuzun da demokrasi, özgürlük ve eşit yurttaşlık beklentisi var. Bu bakımdan bir iktidar partisine de muhalefet partisinin söyleyeceği şeylerdir bunlar.
AK Parti’ye giden heyetimizin ziyaretinde ise şunlar konuşuldu:
Parti Sözcümüz Ayşegül Doğan: Sizin de dikkat çektiğiniz pek çok acı olay dolayısıyla aslında buruk bir bayram karşılıyoruz. Başta Türkiye olmak üzere Ortadoğu bir ateş hattında. Kardeşlik, diyalog kurmak, temas etmek, sorunlarımızı konuşarak çözmenin yollarını aramak… Bunlar en çok ihtiyaç duyduğumuz şeyler. Bu coğrafyada hala gözü yaşlı anneler var, yol gözleyen insanlar var. Bir yanımız tutuklu. Kolay değil ama aşacağız bunları. Sorunlarımızı konuşarak çözebilme ihtimalini güçlendirmek için, Türkiye’yi daha demokratik, eşit, adil, hukukun herkes için işlediği bir ülke haline getirmek için mücadelemiz sürecek. Sorunların diyalog yoluyla çözülmesi gerektiğine inanan bir parti olarak, demokratik siyaset alanının genişletilmesi ve bu kuşatılmışlığın son bulması gerektiğini düşünüyoruz. Nitekim Sayın Cumhurbaşkanı da benzer bir açıklama yaptı. Özellikle 27 Şubat’ta Sayın Öcalan’dan gelen çağrıdan sonra, “Darbe mekaniğine karşı kararlıyız” demişti. Şimdi artık siyaset alanının genişlemesine, siyasi ve hukuki zeminin oluşmasına, demokratik siyasetin güçlenmesine, çatışmaların son bulmasına, barışın kalıcı hale gelmesine ve demokratik toplumun inşasına ihtiyacımız var. Bu anlamda da bu buluşmayı, sözün değerinin ne kadar önemli olduğunun altını çizmek için her şeye rağmen değerli buluyoruz.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Belgin Uygur: Sayın Devlet Bahçeli’nin çağrısı, Sayın Cumhurbaşkanımızın koymuş olduğu irade ve sizin de ifade ettiğiniz gibi İmralı’dan örgüte yapılan o tarihi çağrı çok önemli. Örgütün silahları bırakması ve kendini feshetmesi noktasında. Tabii ki hak ve özgürlükler anlamında AK Parti birçok alanda büyük değişim ve dönüşüm sağladı. Bundan sonraki süreçte de, 20 Şubat’taki kongremizde Sayın Cumhurbaşkanımızın manifesto niteliğindeki konuşmasında ifade ettiği gibi, bu anlamda hedeflerimiz var. Birbirine kenetlenmiş bir Türkiye’nin ne kadar önemli olduğunu anlatmak bir fırsat. 40 yıldır ülkenin başka noktalara odaklayabileceği enerjisi. Bu noktada mücadele oldu, şehitlerimiz oldu ama bundan sonraki süreçte bu tarihi bir eşik. Çağrının gereklerinin yerine getirilmesi için koşulların bir an evvel oluşturulması gerekiyor. Bu konudaki hızın, Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nın gereklerini yerine getirmekle ilgili hızın çok hayati, çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Böyle tarihsel olaylarda riskler doğabilir. Sabotajlar, provokasyonlar olabilir. Tüm sorumlular, bu sorumlulukla hareket etmeli.
Saadet Partisi: Biz sürecin içerisindeyiz ve bu sürecin suistimal edilmemesi gerekiyor
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Musa Öztürk, Genel İdare Kurulu Üyesi Mehmet Fethi Öztürk ve Genel Merkez Gençlik Kolları Başkanı Haldun Pekdemir’den oluşan heyet Genel Merkezimizi ziyaret etti. Ziyarette Eş Genel Başkan Yardımcılarımız Yüksel Mutlu ve Öztürk Türkdoğan daha önce yaptıkları değerlendirmeleri tekrarlarken, Saadet Partisi ailesinin de bayramını kutladı.
Burada konuşan Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Musa Öztürk ise önce insan anlayışına dikkat çekerek, “Maalesef ülkemiz son günlerde yoğunlaşmış bir şekilde bir sürece evrildi. Burada tarih boyunca hep mağdurlar var ve bu mağdurların sayısı dönemsel olarak artıyor. Devletin öngörülen bir hukuk düzeni içerisinde hareket etmesi gerekiyor. Bu doğrultuda biz muhalefetimizi yapıyoruz. İfade ettiğiniz gibi tarihi süreçlerin içerisindeyiz. Bunların herhangi bir istismara ve suistimale uğramaması gerekiyor. Burada her türlü toplum kesiminin ortak değerler üzerine buluşması gerekiyor. Burası Anadolu, çok renkli ve zengin bir kültür. Burada herhangi bir kesimi öne çıkarmak ya da diğerini ötekileştirmek tarih boyunca çözümü ve gerilimleri beraberinde getirmiştir” dedi. Öztürk, “Burada herhangi bir ayrıcalık olması ancak kaosu besler. Kaostan beslenenler de bu kaosu sürekli hale getirmek isterler. Burası barış ve huzur toprağı olacaksa özgürlüklere dayalı adalet toprağı olması gerekir. Bunun için gayret gösteriyoruz” diye konuştu. Öztürk, bölgedeki gelişmelere de dikkat çekerek, “Birlikteliği sağlamazsak içinden çıkılmaz zor bir süreç bizi bekler. Bir an önce aklıselim ve vicdanla hareket ederek bu birlikteliği sağlamamız gerekir” uyarısında bulundu.
Saadet Partisi’ne giden heyetimizin ziyaretinde ise şunlar konuşuldu:
Parti Sözcümüz Ayşegül Doğan: Bayram tadında günleri arıyoruz. Tarihsel bir fırsatta karşıladığımız bayram vesilesiyle yaptığımız bu temasları çok önemsiyoruz. Nasıl daha demokratik ve adil bir Türkiye’yi yaratabiliriz, bu konuda bizler ne yapabiliriz? Bu konuda temaslarımız devam ediyor. Bazı ezberler bozulabilirse daha demokratik bir Türkiye yaratılacaktır. Hakkari’den Saraçhane’ye demokrasi ve hukuk mücadelesi devam ediyor. Biz siyasetçilerin görevi bu yollardaki engelleri ortadan kaldırmaktır. 27 Şubat Çağrısı ve Devlet Bahçeli’nin açıklamalarının artık somutlaşmasını, ete kemiğe bürünmesini bekliyoruz. Bu anlamda farklı düşünen siyasi partilerin bir araya gelmesini çok önemli buluyoruz. Bu tarihsel fırsat. Hepimiz için çok büyük fırsatlar var. Siyasetçi olmanın ötesinde, fırsatı kullanmak hepimizin yurttaşlık görevidir.
Saadet Partisi Genel İdare Kurul Üyesi Bülent Kaya: Ateş kendi ocağına düşmeden ateşin yakıcı olduğunu hissetmek önemlidir. Yeni sürecin şöyle bir faydası oldu. İnsanlar birbirini daha iyi anlamaya başladı. Bu sürecin ete kemiğe bürünmesi çok daha büyük potansiyeli açığa çıkaracaktır. Saadet Partisi olarak siyaset dönemini açan her türlü işbirliğini faydalı buluyoruz. Türkiye kendi sorunlarını silahla ve çatışmayla değil, siyasetle sivil toplumda çözmelidir. Bizim coğrafyamızdaki sorunlar birbirini anlayarak çözülür. Diyalog ve müzakere biraz daha cesaretle yürütülmelidir.
DEVA Partisi: Umarız süreç birilerinin küçük hesaplarına kurban edilmez
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Seyit Karaca, Van Milletvekili Kerem Altun ve Genel Başkan Yardımcısı Büşra Sakınmaz oluşan heyet Genel Merkezimize bayram ziyaretinde bulundu.
Eş Genel Başkan Yardımcılarımız Öztürk Türkdoğan ve Yüksel Mutlu, son dönemlerde yaşananlar nedeniyle bayramın buruk geçtiğini belirterek kayyım atamalarına tepki gösterdi. Heyetimiz ayrıca Sayın Öcalan tarafından başlatılan sürecin başarıya ulaşması için hükümetin üzerine düşeni yerine getirmesi gerektiğine de vurgu yaptı.
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Seyit Karaca ise “Kayyıma karşı tavrını parti programına yazan tek partiyiz” dedi. Demokratikleşmeye de işaret eden Karaca, “Genel Başkanımızın ifadesiyle bir faniye bu kadar sınırsız bir yetki verildiği zaman melek ruhlu bir insan bile yoldan çıkabilir. Gelinen noktada bunları yaşıyoruz. Son süreçte anaların gözyaşı dinecekse, bu yüzde 5’lik bir ihtimal olsa bile bir görüşelim diyoruz. Umarız bu süreç birilerinin küçük hesaplarına kurban edilmez” ifadelerini kullandı.
31 Mart 2025