Bakırhan Bulanık’ta: AKP’nin hakikati yoksulların eve götüremediği yağdır, şekerdir, ekmektir

Eş Genel Başkanımız Tuncer Bakırhan, seçim çalışmaları kapsamında bugün Muş’taki programlarına devam etti. Malazgirt ve Bulanık ilçelerindeki halk buluşmalarına katılan Bakırhan, ardından kentteki STK’larla bir araya geldi. Bulanık’taki halk buluşmasında konuşan Bakırhan, şunları söyledi: 

Gelê me yê Kopê, gelê emekdar, têkoşêr hûn bi xêr hatin li ser seran li ser çavan hatin. Maşelah ji we re, spas, mala we ava be. Her bijî. İnşelah gelê me yê Kopê dê di 31’ê Adarê de dengekî rekor bistîne. 

Değerli Bulanıklı hemşerilerim, mücadeleci halkımız, değerli kadın arkadaşlar, gençler, hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Bugün bizi büyük onore ettiniz. Kayyımlara rağmen, zora zulme rağmen iradenizden, partinizden vazgeçmeyerek ne kadar kararlı olduğunuzu ortaya koydunuz. Sizden aldığımız bu güç ve moralle yolunuz, sözünüz, mücadeleniz olmaya devam edeceğiz. Her bijî Kop, her bijî. 

Gazi ve Qamişlo katliamlarını kınıyoruz

Bugün 12 Mart. 12 Mart 2004’te Qamişlo’da rejimin katlettiği 52 Kürt kardeşimizi saygı ve minnetle anıyorum. 2004’teki Suriye rejimi Kürt’ü yok saydığı için bugün ne halde görüyoruz. Bu katliamı yapanları kınıyoruz. Yine Gazi Katliamının da yıldönümü. 95’lerde 17 Alevi, Kürt, devrimci insan orada katledildi. Onları da saygı ve minnetle anıyorum. Bu katliamları yapanları kınıyoruz. Bu katliamların bir gün muhakkak hesabını soracağız.

Halkımızın ittifakıyla ve seydalarımızın dualarıyla 31 Mart’ta kayyım anlayışını sandığa gömeceğiz 

Bulanık deyince yiğit ve fedakar halkı akla gelir ama bir taraftan da onun iradesine kayyım atayan hırsızlar akla gelir. İki dönemdir bu onurlu halkın iradesini yok sayarak buraya kayyım atıyorlar. Kayyım ne demektir? Hırsızlık, yolsuzluk, usulsüzlük demektir. Bizim bu dediğimizi kayyım atayanlar doğruladılar. İki dönemde 4 kayyım atadılar. Demek ki ne yaptığını onlar da çok iyi gördüler. İnşallah halkımızın ittifakıyla, mellelerin ve seydalarımızın dualarıyla birlikte 31 Mart’ta bu kayyım anlayışını sandığa gömeceğiz. 8 yıldır kayyım var ama Bulanık’ta yol yok, altyapı yok, hizmet yok. Sadece belediyenin etrafını beton bariyerlerle kapatmışlar. Bulanık Belediyesinin bütçesini çarçur ediyorlar. Bulanık Belediyesinin borcu neredeyse büyükşehir belediyeleriyle yarışacak düzeyde. Bunlar hırsızdır, bunlar yolsuzluk yapıyor diyoruz, AKPliler kulağını kapatıyor. İnşallah 31 Mart’ta burayı yine kazandığımızda, 1 Nisan’da bu kayyımların 8 yılda yapmış olduğu usulsüzlükleri ve yolsuzlukları siz kıymetli halkımızla paylaşacağız ve hesabını yargı önünde soracağız.  

Türkiye bile bunları doyuramadı, Allah onların gözünü doyursun!

Değerli halkımız, Bulanık can çekişiyor. Bulanık’a hizmet edeceğine, beyefendi Bulanık’a ait taşınmazları satıyor. Niye yapıyor? Türkiye bile bunları doyuramadı. Yoksulun, emekçinin, Kürt’ün alın teri bile bunları doyuramadı. Allah onların gözünü doyursun. Değirmensuyu, Köprüyolu, Arpakonak gibi köylerde, Bulanık’ın 21 yerinde yol yok! İnsanlar doğru düzgün yolları kullanamıyor. Kasis, çukur, çamur dolu yollar. Hani kayyım hizmetti? Yine Bulanık merkezinde bulunan Şehitlik, Zafer ve İnönü mahallelerinde kanalizasyon yok. 21. Yüzyılda Bulanık gibi bir ilçede mahallelerimizin altyapısı yok, kanalizasyon yok. Ne yapıyor kayyım? Hizmet üreteceğine satıyor, çalıyor, çırpıyor. Kürt’e, Kürt diline ve kültürüne düşmanlık yapıyor. İnşallah hep birlikte irademizi, dilimizi, kültürümüzü yok sayanları 31 Mart’ta sandığa gömeceğiz. AKP’li aday sanıyor ki bürokrasinin, devletin olanaklarıyla Bulanık halkını satın alacak. Bulanık halkı satılık değildir. Bu onurlu halk, dün olduğu gibi bugün de bu hırsızlara ve talancılara gerekli cevabı sandıkta verecektir. 

Kürt'e ve Kürtçeye düşmanlığı bırak

İki gün önce Recep Tayyip Erdoğan İzmir’deydi. “Yüzümüze hakikatleri haykırın ki kendimizi düzeltelim” dedi. Bunu Erdoğan söyledi. Sizin nereniz doğru ki! Burada hakikatleri saymaya başlasak iki gün bize yetmez. Sanki eleştiriye tahammülü varmış gibi. Yahu Cumhurbaşkanına hakaretten çocuklar yargılanıyor! Binlerce dava açılmış. Neden? Eleştirdiler diye, tweet attılar diye, hakikati söylediler diye. Cumhurbaşkanı ille de hakikatleri öğrenmek istiyorsa Bulanık’ta bu meydanda hakikatleri hep birlikte haykıralım: 
1. Kürt ve Kürtçeye düşmanlığı bırak. 
2. Sekiz yıldır Kürt halkının iradesine atamış olduğun bu kayyımcı anlayıştan vazgeç. 
3. Kürt’ü asit kuyularına atan, cezasızlıkla ödüllendirilen JİTEM ittifakından ayrıl.
4. Kürt halkının iradesini gasp etmek için bölgeye taşıdığın asker polis gibi kaçak seçmenler oy kullanmasın; o kentin halkı oy kullansın, hangi partinin adayını seçiyorsa seçsin. 
5. Büyük bir kumpasla oluşturduğun Kobanî Kumpas Davasıyla tuttuğun Selahattin Demirtaşları, Gültan Kışanakları, Sabahat Tuncelleri, Leyla Güvenleri ve onlarca arkadaşımızı bırak bakayım.

Bunların hakikati Rojava’daki sivil Kürt halkının başına top bomba mermi yağdırmaktır

Değerli halkımız, Erdoğan’ın ve AKP iktidarının hakikati nedir biliyor musunuz? Yoksulların eve götüremediği yağdır, şekerdir, ekmektir. Bunların hakikati, Kürtçe konuştuğumuz zaman Kürtçeye “bilinmeyen dil” demektir. Bunların hakikati, Rojava’daki sivil Kürt halkının başına top, bomba, mermi yağdırmaktır. Bunların hakikati Kürt çocuklarının diline, kültürüne, partisine sahip çıkmaması için sistem eliyle özellikle Kürdistan’da uyuşturucuyu yaygınlaştırmaktır. Hangisini söyleyelim Erdoğan? Al sana hakikat, al sana Bulanık, al sana Kürt ve Kürtler! 

Bu sefer inşallah bir daha bu coğrafyanın kayyım görmemesi için daha güçlü, daha ittifak halinde hem belediyemizi hem de belediye eş başkanlarımızı onurlu bir şekilde sahipleneceğiz. Bizim oyumuz onurludur, değerlidir. Bizim her bir oyumuz Şeyh Saidlerden, Seyid Rızalardan günümüze kadar gelmiş kıymetli mücadelenin devamıdır. Bu oyları kayyımlara peşkeş çektirmeyeceğiz. 

 

Karaçoban Belediyesi çalmamış, kendi çalışanlarına yüksek ücret vermiş

8 yıldır kayyım belediyeciliğini gördünüz. Yanı başınızda Korkut’ta AKP’li belediye var. Biraz önce oradan geçiyorduk. Korkut’a ilçe demek için bin şahit lazım. Yol yok, kaldırım yok. Çakır çukur caddeler çöplerle dolu. Görseniz, büyük bir köy dersiniz. Ama DEM Parti’nin belediyeciliği Silopi’dir, Karaçoban’dır. Karaçoban’da Belediye Eş Başkanlarımız ulaşım ücretini 25 kuruş yapmışlar. Öğrencilere ve kadınlara 25 kuruş, tam bilet 50 kuruş. Allah aşkına, bir tane AKP belediyesinde, bir tane kayyım belediyesinde ulaşımın 50 kuruş olduğunu söyleyebilir misiniz? Ne yapmış Karaçoban Belediyemiz? 7 milyon borcu sıfırlamış. Bugün Türkiye’de en az borcu olan belediye Karaçoban’dır. Karaçoban Belediyesi çalmamış çırpmamış, kendi çalışanlarına yüksek ücret vermiş. O da yetmemiş devletin göç ettirdiği Kürtlerin boş kalan arazilerine buğday ekmiş, buğdayı una çevirmiş, Karaçoban’da ekmeği yoksula ve emekçiye yarı fiyatına vermiş. 

Dilimize sahip çıkacağız, kültürümüze sahip çıkacağız, toprağımıza sahip çıkacağız

Karaçoban Belediyesi gençlerimizin, halkımızın kahve köşelerinde zaman öldürmemesi için sosyal tesisler kurmuş. Kadın arkadaşlar için kooperatifler açmış. İşte biz Karaçoban’ız, onlar Korkut’tur. Alın ikisini de karşılaştırın. İkisi de aynı nüfusa sahip neredeyse. İkisinden hangisi iyi hizmet üretmişse, halkımız elini vicdanınıza koysun ve oyunu kullansın. Bulanık’ta da aynı hizmetleri yapacağız. Bulanık’ta “Doğduğum Yerde Doymak İstiyorum Projesi” başlatacağız. Gençlerimiz göçmeyecek, göç yollarında yaşamlarını yitirmeyecek, metropollerde dilinden ve kültüründen uzaklaşmayacak. Gençlerimiz doğduğu yerde iş bulacak, doğduğu yerde doyacak, doğduğu yerde diline ve kültürüne sahip çıkacak. Durumu iyi olmayan ailelerimize her ay 15 metreküp suyu bedava vereceğiz. Ulaşımı Karaçoban’daki gibi herkesin binebileceği bir noktaya getireceğiz. Pahalı mazot ve gübreden dolayı ekilip biçilmeyen arazileri ekebilmeniz için çiftçilerimiz desteklenecektir. Bu ve bunlar gibi yüzlerce hizmeti sizlere sunacağız. Dilimize sahip çıkacağız, kültürümüze sahip çıkacağız, toprağımıza sahip çıkacağız. Toprağımızı maden ocağı işleten sermayedarlara peşkeş çekmeyeceğiz. Sizin için en iyisini inşallah birlikte yapacağız. 

Eskiden Ramazan bolluk bereket ayıydı, şimdi AKP iktidarıyla birlikte kıtlık ve yokluk ayı oldu

Ramazan’ın 2. günündeyiz. Eskiden Ramazan için bolluk bereket ayı derlerdi. Şimdi AKP iktidarıyla birlikte kıtlık ayı oldu, yokluk ayı oldu. İnsanlar eskiden evine baklava götürürdü, şimdi baklavayı taneyle alıyorlar. Eskiden iftarını açmak için insanlar evine hurma götürüyordu, artık hurmayı taneyle alamayanlar var. Bu yalancılar Türkiye’nin ekonomisini düzelttiklerini söylüyor. Bir kilo ayçiçek yağı bir yıl önce 130 TL idi. Şimdi 400 lira. Bir Ramazan kolisi 200 liraydı. Şimdi 600 lira. Bunlar emekçinin, sizin dostunuz değil. Bunlar sizi sevmiyorlar. Bunlar için varsa yoksa rant, ceplerini doldurma. İnşallah başta Bulanık’ta olmak üzere Kürtler, ezilenler, emekçiler, kadınlar olarak sandıkları DEM Parti oylarıyla dolduracağız. Bizi reddeden, bizi yok sayan kayyımcı anlayışı, AKP anlayışını sandıklara gömeceğiz. Var mısınız Bulanık? 

Değerli Bulanıklılar sizlere iki tane pırıl pırıl belediye eş başkan arkadaşımızı getirdim. Bu söylediklerimi fazlasıyla yapabilecek kapasitede, yetenekte, birikimde arkadaşlarımızdırlar. Bizim belediyelerimiz beton bariyerlerle kapatılmayacak. Belediyemizin kapısı Kurtalan’a, Baykan’a, Bulanık’ta yaşayan bütün halkımıza 24 saat açık olacak. Başkanlarımız sizin kıymetinizi bilmezlerse, yanlış ve eksik yaparlarsa sizden önce onların yakasına biz yapışacağız. Çünkü onurlu Bulanık halkı, onurlu bir belediyecilik hizmetini çoktan hak ediyor. Eminim ki Bulanık halkı geçmişte olduğu gibi rekor bir oyla Kürdistan’da ilçelerimiz arasında en çok oyu alarak bu kayyımcı anlayışa cevap verecektir. Ramazan bereketli olsun, barış ve kardeşlik getirsin. Ramazan ayı çalıp çırpanları, Kürt halkının dilini yasaklayanları da helak etsin. 

Bulanık’ta alınacak rekor oy kayyımcı anlayışa büyük bir cevap olsun

Değerli Bulanıklı kadın arkadaşlarımız, gitmediğiniz ev çalmadığınız kapı kalmasın. Bulanık’ta alınacak rekor oy kayyımcı anlayışa büyük bir cevap olsun. Mellelerimiz, seydalarımız gün sizin gününüzdür. Bu Ramazan’da doğru kim ise hak ne ise hakikat ne ise savunacağınıza ve diğer siyasi partilere oy veren Kürtleri DEM Parti’ye, kendi evlerine çağıracağınıza eminim. Bu vesileyle diğer siyasi partilerde siyaset yapan Kürtlere de çağrı yapıyorum: Aday olduğunuz parti Meclis’te bize hakaret ediyor, sesimizi kısıyor. Şeyh Said Efendi’ye yapmadığı hakaret kalmadı. Aday olduğunuz AKP, Kürtlerin yaşadığı her yere teröristan diyor. Onun için bugün halkınızla beraber olma günüdür. Hepinizi DEM Parti’ye davet ediyorum.

Gelê Kopê Aryen Doğan û Arafat Kardagi emanetî we ne. Hevalên me her du jî emanetên Şêx Seîd in, emanetên Seyîd Riza ne, emanetên Gultan Kışanakê ne, emanetên Selahattin Demirtaş in, emanetên 30 mîlyon Kurdan in, emanetên hevalên me yên girtîgehan û hevalên me yên li sirgûnê ne. DEM dema me ye, DEM dema Kopê ye. Bimînin di xêr û xweşiyê de. 

12 Mart 2024