Hatimoğulları: Erdoğanın eli JİTEM ittifakının, Hizbulkontranın cebinde, DEM Parti halkla el ele

Eş Genel Başkanımız Tülay Hatimoğulları, seçim çalışmaları kapsamında bugün Van’daydı. Erciş’te halk buluşmasına katılan Hatimoğulları, burada yaptığı konuşmada şunları söyledi: 

Halkımız kayyıma geçit yok diyor!

Silav gelê delal, dayikên delal, jinên delal, ciwanên delal. Hun bi xêr hatin serseran serçavan hatin. Merhaba, ehlen ve sehlen bikul cemien. Değerli Erciş halkı, bu değerli karşılamanızdan dolayı bu canlı karşılamanızdan dolayı hepinize sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz. Halkımız kar kış, yağmur çamur demeden alanları dolduruyor. Ankara, Saray duysun kayyıma geçit yok diyor halkımız!

Ekonomik yıkımın yarattığı göçlere karşı barışı savunuyoruz

Dün Çanakkale’de bir bot battı. Aralarında çocukların da bulunduğu 21’in üzerinde can kaybı var. Yaşamını kaybedenler göçmendi, umudu sınırın öte yanında arayanlardı. Bizler DEM Parti olarak ekonomik yıkımın yarattığı göçlere karşı her daim barışı savunduk, her daim adil ekonomik dağılımı savunduk. İşte çocuklar, kadınlar, aileler sınırlar olduğu için suların altında kalıyor. Bizlerse sınırsız bir dünyanın hayali için çalışmalarımızı dün olduğu gibi bugün de sürdürüyoruz. Yaşamını yitiren canlarımızın ailelerine Erciş’ten başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz.

Newroz ruhuyla 31 Mart zaferini ilan edeceğiz

Dün Karakoçan’daydık. Eylemiyle Newroz ateşini harlayan Mazlum Doğan’ın kentinden Newroz’un startını verdik. Bizler 8 Mart’ın ruhunu Newroz’un ruhuna katarak, Newroz’u Ortadoğu ve dünyanın dört bir tarafında barış talebiyle kutlayacağız. Kürt sorununun demokratik ve barışçıl yöntemlerle çözülmesi için kutlayacağız. İmralı tecridinin ortadan kalkması için kutlayacağız. Sayın Öcalan’ın fiziki özgürlüğünü talep etmek için bizler Newroz alanlarını dolduracağız. Bizleri aç bırakanlara, en derin krize mahkum edenlere karşı adil bir ekonomi için mücadele etmek üzere Newroz’da taleplerimizi yükselteceğiz. Özgürlüğü, eşitliği, adaleti talep edeceğiz. Newroz’un ruhuyla 31 Mart zaferini ilan etmeye hazır mıyız? 

Mücadeleyi armağan eden bütün şehitlerimizi saygıyla anıyoruz

Bugün 16 Mart Halepçe Katliamının yıldönümü. Halepçe’de Kürt halkını katledenleri bugün burada bir kez daha kınıyorum. Halepçe Katliamını asla unutmuyoruz. Orada kaybettiğimiz kardeşlerimizi anıyoruz. Yine 16 Mart’ta yıllar önce İstanbul Beyazıt’ta 7 üniversiteli genç katledildi. Onlar devrimci gençlerdi, Türkiye’nin umuduydu. Aynı anlayış, bizleri Ortadoğu’da katlediyor, 2024’te ölümlere mahkum ediyor. Halepçe’den Beyazıt’a yitirdiğimiz bütün canları saygıyla anıyorum. Kıvılcımlılardan, Mahirlerden, Denizlerden, İbolardan, Mazlumlardan günümüze kadar, bize devrimci yurtsever mücadeleyi armağan eden bütün şehitlerimizi saygıyla anıyoruz. 

Bizlere katliamları reva görenlere diyoruz ki DEM Parti buradadır 

Bu ülke tarihi ne yazık ki acılar ve katliamlarla dolu. Zilan halkı olarak bu katliamın en büyüğünü yaşayan halksınız. Koçgiri, Dersim, 33 Kurşun… İşte bunlar kanımızı dökerek bizlere diz çöktüreceklerini zannettiler, Kürt’ü asimile edeceklerini zannettiler, Alevi’yi yok edeceklerini zannettiler, kadınları ve yurtseverleri yok edeceklerini zannettiler. Bizlere bu katliamlara reva görenlere buradan en büyük cevabımız şu: DEM Parti buradadır, devrimci yurtseverler buradadır, Kürt halkı buradadır, halklarımız buradadır. Biz buradayız! 

Katledilen arkadaşlarımızın kanı JİTEM ittifakının ellerindedir

AKP belli ki bu seçimlerde zora düşmüş. Şimdi JİTEM ittifakını nasıl güçlendireceğini düşünüyor. Mehmet Ağarlar, Tansu Çillerler şimdi gelip AKP saflarında, AKP için çalışıyorlar. JİTEM ittifakı kendilerinden olmayanları düşman gördükleri için, siyaseten halkın yanında olanları düşman gördükleri için insanları domuz bağıyla öldürenlerdir. JİTEM ittifakı biraz önce bahsettiğim cinayetlere, katliamlara imza atanlardır. Türkiye ve Kürdistan’daki aydınların, siyasetçilerin, devrimcilerin, yazarların, gazetecilerin ve kapatılan ya da kapatılmaya teşebbüs edilen 12 partimizde emek veren arkadaşlarımızın kanı JİTEM ittifakının ellerindedir. 

HÜDA PAR’ın Kürdi değerleri kullanarak siyaset yapmasını onaylamıyoruz, bizim içimize özel olarak gönderildiler

Kürdistan’da JİTEM ittifakının diğer bir versiyonu da Hizbulkontra. HÜDA PAR’ı AKP bilerek ve isteyerek Meclis’e taşıdı. Bunun sebebini Kürt halkı çok iyi biliyor. Demokrasiyi ve halkların kardeşliğini şiar edinen, mücadeleyi bugüne kadar taşıyan değerli Kürt halkımızın içinde kurulmuş bir zehirdir bu. Bizler bunu asla kabul etmeyeceğiz. Onların Kürdi değerleri kullanarak, sözüm ona Kürt diline ve kültürüne sahip çıkarak siyaset yapmalarını asla onaylamamalıyız. Onlar bizim içimize özel olarak gönderildiler. Bunu en iyi şekilde Süleyman Soylu itiraf etti. Süleyman Soylu, “HÜDA PAR’ı neden desteklediğimizi 10 sene sonra göreceksiniz” demişti. Hizbulkontra ittifakına her türlü devlet olanağını tanıyarak, her türlü maddi maddi desteği vererek Kürt halkı üzerinde, kitleler üzerinde operasyonel taktik düşünüyorlar. Asla bu Hizbulkontra’ya izin vermeyeceğiz. 

Sizler var oldukça DEM Parti ve mücadelemiz dimdik ayakta kalacak

Erdoğan dün Van’daydı. Sadece Van’da değil Türkiye’de hangi kente giderse gitsin öncelikle panolardan DEM Parti’nin afişlerini indiriyorlar ve oraya Erdoğan’ın afişlerini asıyorlar. Kentin trafiğini felç ediyorlar. Kendini Kaf Dağında gören ve güç zehirlenmesi yaşayan bu zihniyet dün Van’a geldiğinde adeta OHAL ilan edildi. Kendinize ve siyasetinize güveniyorsanız, biz nasıl elimizi kolumuzu sallayarak şu caddede yürüyorsak siz de yürüyebilirsiniz. Ama onlar korkuyorlar. Emeklinin yakalarına yapışıp “hani emeklilere zam yapacaktınız, yılda 3 kez ikramiye verecektiniz?” demesinden korkuyorlar. Kürt halkının “dilimizi yasaklayamazsınız” demesinden korkuyorlar. O yüzden şu sokaklarda gezemiyorlar. Erdoğan burada yaptığı konuşmasında toptan tüfekten konuşuyor. “DEM Parti halktır halk burada” diyor gençler şimdi burada. Sizler var oldukça, DEM Parti ve mücadelemiz dimdik ayakta kalacak. Bunu da Saray duysun.

Senin elin JİTEM ittifakının ve Hizbulkontranın cebinde, DEM Parti’nin eli halkın elinde

İnanın prompteri takılmış gibi DEM Parti de DEM Parti, DEMlenmekte DEMlenmek... Başka bir şey konuştuğuna şahit oluyor muyuz? Tabii şahit olamayız. Çünkü DEM Parti olmasaydı Erdoğan ve AKP iktidarı ne konuşacaktı? Erdoğan, “Kimin eli kimin cebinde belli değil” demiş. Valla biz kimin eli kimin cebinde gayet iyi biliyoruz Erdoğan. Hele Van ve Erciş halkı o kadar iyi biliyor ki kimin eli kimin cebinde. Senin elin JİTEM ittifakının, Hizbulkontranın cebinde. Senin elin savaş baronlarının, ittifaklarının cebinde. Senin elin halkın cebinde, sen halkın parasını çalıyorsun ve 5’li Çeteye peşkeş çekiyorsun. Senin elin yoksulun, işçinin cebinde. Senin elin bu ülkedeki gençlerin, kadınların cebinde. Ama DEM Parti’nin elinin nerede olduğu gayet bellidir. DEM Parti’nin eli halkın elinde, anaların elinde, adalet nöbeti tutan anaların elinde. Özgürlükle el ele tutuşmuş DEM Parti’nin eli. DEM Parti gençlerle, kadınlarla, engellilerle, işçilerle, yoksullarla, halklarla el ele. Sen elini Türkiye ve Kürdistan’dan çek, başka ihsan istemez. 

DEM Parti istihdam alanları yaratmak üzere geliyor

AKP-MHP ittifakının halkın çıkarları için çalıştığını ifade ediyorlar, meydan meydan gezerek. Ucuz et kuyruğunun, ekmek kuyruğunun metrelerce uzun olduğunu görürsünüz büyük şehirlere giderseniz. Çöpten beslenmek zorunda kalanların, halde atılan sebze ve meyveyi çocuğuna götürmeye çalışanların sayısındaki o yüksek artışı görürsünüz. İşte Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik kriz, yoksulluk budur. Onlar başta Kürdistan olmak üzere birçok yere yatırım yapmıyorlar, fabrika açmıyorlar, istihdam yaratmıyorlar. Hele Kürdistan’a uyguladıkları özel ekonomik politikaların bir nedeni de buradaki gençlerin burada kalmamasını sağlamaktır. Bir fabrika kurup buradaki insanları çalıştırmazlar. Çünkü buradakileri ülkenin yurttaşı olarak görmüyorlar. Burayı ne kadar insansızlaştırırsak o kadar rahat yönetebiliriz diyorlar. Biz buradan, Kürdistan’ın bağrından, Van ve Erciş’ten diyoruz ki DEM Parti olarak bizler istihdam alanları yaratmak üzere geliyoruz; bizler doğduğumuz yerde doyma projesini hayata geçirmek üzere geliyoruz. Var mısınız Erciş halkı? Saray’a bolluk, halka sefalet. İşte bu, Saray rejiminin net özetidir. 

Göreviniz depremzedeye konut satmak değil yıkılan evini yeniden inşa etmektir 

Bakın Erciş’te deprem oldu. Türkiye’nin 11 ilinde bizler bedeli çok ağır bir deprem yaşadık. Antakyalı, kenti tamamen yıkılmış bir arkadaşınız olarak Erciş’in yaşadığını çok iyi anladığımı bilmenizi istiyorum. TOKİ’ler yapıldı. O TOKİ’ler yüzde yüz karla satıldı ve pek çok aile hala taksit ödüyor. Bizler diyoruz ki depremzede sizin müşteriniz değildir. Sizin göreviniz depremzedeye konut satmak değildir. Sizin göreviniz, depremzedenin yıkılan evini yeniden inşa etmek ve ücretsiz vermektir. Erciş’te hala taksit ödeyen insanlar var. İnsanların bu TOKİ evlerine ödemesi gereken paraların silinmesini talep ediyoruz. 

Otobüsleri kapattıkları hangarlara 31 Mart’tan sonra kayyımlar girecek!


Ulaşım burada çok pahalı. Pek çok mahallede ulaşım sorunu var. Çarşı merkezine gelmek bir işkenceye dönüşmüş durumda. Bu belediyeleri yönetirken aldığımız otobüsleri garajlara kapattılar. O otobüsleri DEM Parti olarak 31 Mart seçimlerinden sonra sizlerin hizmetine sunacağız. O hangarlara kayyımlar girecek, kayyımlar! Burada yaşanan su sorununu da çok iyi biliyoruz. Yerel yönetimlerin en önemli görevi yol ve altyapı yapmaktır, kaldırım yapmaktır. Temiz içme suyu sağlamaktır ve tarım alanlarının sulanmasını sağlamaktır. Ama onlar başta Kürdistan’da olmak üzere bizim yollarımızı çamur deryasına çevirdiler. Kayyımlar birçok yerde parke taşlarını sökmüşler, yolları çamur içinde bırakmışlar, asfaltları kaldırmışlar. Seçim çalışmalarıyla uğraşırken saçlarımıza kadar çamur içinde kalıyoruz. İşte kayyımın yaptığı bu işler, Kürt halkına ayrıca işkencedir. 

Adaylarımız size emanet 

Kendimizi de kentimizi de yönetecek miyiz? Kayyımları bir daha gelmemek üzere tarihin çöp sepetine atacak mıyız? Biraz önce eş başkan adaylarımızla birlikteydiniz. Van Büyükşehir Belediye Başkan Adaylarımız Neslihan Şedal, Abdullah Zeydan. Erciş Belediye Eş Başkanlarımız Güler Temel, Baran Bilici. Onlar size emanet, halklara emanet. Geleceğimiz size emanet. Bu emaneti hep beraber taşıyacak mıyız?

Kayyımlar belediyemizin kaynaklarını, halkın parasını çaldılar 

Kayyımlar hırsızdır. Kayyımlar belediyemizin kaynaklarını, halkın parasını, sizin paranızı çaldı. Kayyımlar Kürt’ün iradesini çaldı. Kayyımlar Kürt’e dedi ki senin seçme ve seçilme hakkın yok. Kayyım siyasi irademizin de hırsızıdır. Hırsızlara geçit vermeyeceğiz! Bu propagandalarını elbette Kürdistan’ın dört bir yanında boşa düşüreceğiz.  Kayyımcı zihniyet şu sokakta artık dolaşamaz bir hale gelmiştir. Halkın iradesi oldukça hiç kimse hiçbir şeyimizi çalmayacak, çalamayacak. Bunun dönemi bitmiştir. Onlar da kayyım atarken kendilerine ne kadar zarar verdiklerinin farkındalar. Onun için önümüzdeki yerel seçimlerde başka taktiklere başvuruyorlar. Başka yerden asker polisleri seçmen olarak bizim kazandığımız belediyelere kaydırıyorlar. Yine kayyımcı anlayışın başka bir versiyonunu Kürdistan'da hayata geçirmeye çalışıyorlar. Bunun için sizlerden 2 ricamız var. Bu bizim zafer işaretimiz olacak.

Bize hiç oy vermemiş olanların oylarını almak için gece gündüz demeden çalışmalıyız

Birincisi bugüne kadar bize oy vermemiş ailelere gitmek ve onlara neden AKP’ye oy vermemeleri gerektiğini anlatmaktır. Kürt’ün kanını dökenleri, Rojava’da kardeşlerimize saldıranları anlatmalıyız. 2 gün önce Irak’ta adeta bir operasyon zirvesi gerçekleştirdiler, yeni savaş kararları aldılar. İşte bunları değerli halkımıza tek tek anlatmalıyız. Kayyımcı zihniyeti tek tek anlatmalıyız. Ve bize hiç oy vermemiş kardeşlerimizin oylarını almak için gece gündüz demeden 15 gün boyunca hep beraber çalışmalıyız. Var mıyız bunu yapmaya? 

Gelelim ikincisine. Yapmamız gereken, telefon rehberimizi almak ve oyu Kürdistan’ın herhangi bir yerinde olduğu halde iş ve bazı sebeplerle başka kentlere gitmiş olan akrabalarımızı, arkadaşlarımızı aramaktır. Bunu sizden rica ediyoruz. Hangi ilde bulunuyorlarsa en yakın il-ilçe örgütümüze gitsinler. Onların kendi bölgelerine gidip orada oy kullanmasını DEM Parti olarak bizler sağlayacağız. Yani seçmeni beraber taşıyacağız.

Oylarımızı değerli ağacımıza verirken yitirdiğimiz canlarımızı unutmayalım

AKP’ye verilen her oy inanın Ankara’da MHP’yi güçlendiriyor. Sandıkta o ampule vurulan her mühürden üç hilal çıkıyor. Bunu asla kabul edemeyiz, etmemeliyiz. Bunun için DEM Parti’ye, yani şu güzelim tarihi ağacımıza oyumuzu vereceğiz. Van’da büyükşehirde 14’te 14 yapmaya hazır mı Van? Erciş’i çok büyük bir oy farkıyla almaya hazır mıyız? İşte sizde bu coşku, azim oldukça asla ve asla halklarımıza hiç kimse diz çöktüremez. Türkiye’de, Kürdistan’da ve bölgenin tamamında barışı, kardeşliği, eşitliği, adaleti, ortak yaşamı hep beraber kurmak üzere bizler mücadelemize devam edeceğiz. Oylarımızı değerli ağacımıza verirken yitirdiğimiz canlarımızı unutmayalım. JİTEM ittifakını unutmayalım. Cezaevlerindeki siyasi rehineleri unutmayalım. Gültan Kışanakları, Figen Yüksekdağları, Sebahat Tuncelleri ve Selahattin Demirtaşları unutmayalım. İşte bu azimle gece gündüz çalışacağız, oylarımızı yükselteceğiz ve 31 Mart zaferini zindandaki arkadaşlarımıza armağan edeceğiz. Serkeftin serkeftin serkeftin. 

16 Mart 2024