Hrant Dink cinayeti

Grup Başkanvekillerimiz Gülistan Kılıç Koçyiğit ve Sezai Temelli, Hrant Dink cinayetinin aydınlatılması amacıyla TBMM Başkanlığına araştırma önergesi verdi:

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

19 Ocak 2007 günü gerçekleşen Hrant Dink cinayetinin üzerinden on yedi yıl geçmesine rağmen cinayetin arkasındaki gizli güçler ve asıl failler açığa çıkarılmadığı gibi, cinayetin tetikçisi olan Ogün Samast da 15 Kasım 2023 tarihinde serbest bırakılmıştır.

Hrant Dink cinayetinin tam anlamıyla aydınlatılması ve gerçek suçluların tespit edilip yargı önünde sorumluluk almalarını sağlamak amacıyla amacıyla Anayasa'nın 98. ve İçtüzük'ün 104. ve 105. maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılması için gereğini arz ve teklif ederim.

GEREKÇE

Hrant Dink, ömrü boyunca Türkiye halklarının barış içinde bir arada yaşaması için mücadele etmiştir. Ne var ki, 19 Ocak 2007 tarihinde organize edilmiş bir cinayetle katledilmiştir. Üzerinden on yedi yıl geçmesine rağmen, öldürülmesi emrini verenler hala ortaya çıkarılmadı ve cinayetin asıl sorumlularından hesap sorulmamıştır.

Yaşamı boyunca Türkiye halklarının barış içinde yaşaması için mücadele eden Hrant Dink, 19 Ocak 2007 günü organize bir cinayetle katledilmiştir. Cinayetin üzerinden on yedi yıl geçmesine rağmen “öldür” emrini veren asıl failler açığa çıkarılmamış, hesap sorulmamıştır.

AGOS gazetesinde 6 Şubat 2004 tarihinde yer alan bir haberden sonra, Genelkurmay Başkanlığı Hrant Dink'i hedef gösteren bir açıklama yapmıştır. Ardından gelişen süreçte, Dink, İstanbul Valiliği tarafından çağrılarak MİT yetkililerince tehdit edilmiştir. Genelkurmay'ın açıklamasının ardından devlet içindeki karanlık güçler tarafından organize bir şekilde hedef alınan Hrant Dink'e yönelik bu komploya bir kısım askerler, sivil bürokrasi, siyasetçiler, çeşitli devlet kurumları ve istihbarat birimleri de ortak olmuştur.

Hrant Dink ile ilgili olarak, 16 Nisan 2005 tarihinde "Türklüğe hakaret" (TCK 301) suçlamasıyla bir dava açılmıştır. Mahkemenin verdiği ceza, bilirkişi raporuna ve Yargıtay Başsavcılığı'nın itirazına rağmen, Yargıtay tarafından onaylandı. Medyada yer alan nefret içerikli haberler, Hrant Dink'i cinayet öncesinde itibar suikastlarına ve ırkçı linç girişimlerine maruz bırakmıştır.

Ogün Samast adlı tetikçi tarafından 19 Ocak 2007'de katledilen  Hrant Dink'in cenazesinde bir araya gelen yüzbinlerce vatandaşın adalet talebi, şimdiye kadar en etkili biçimde devam etmektedir.

Hrant Dink cinayetine ilişkin yargı süreci, 20 Nisan 2007'de başlatılan dava ile başlamış olup, 14 yıl süren bir sürecin ardından 26 Mart 2021'deki 131. duruşmada karar açıklamasıyla sonuçlandırılmıştır. Ancak, cinayet davasındaki hukuki süreç, Hrant Dink'in ölümünü aydınlatma ve adaleti sağlama noktasında hayati eksiklikler göstermiştir. Davada sorumluluk, hukuki değil siyasi motivasyonlarla, önce Ergenekon olarak adlandırılan gruplara, daha sonra ise FETÖ olarak bilinenlere yönlendirilerek gerçek bir yargı süreci ve hakikatle yüzleşme imkanından kaçınılmıştır. Hrant Dink cinayetini planlayan failler, siyasi etki altında korunmuş ve mahkeme karşısına çıkarılmamıştır. Mahkeme önüne çıkarılanlar ise etkin bir biçimde yargılanmamış ve cezalandırılmamıştır.

15 Kasım 2023 tarihinde, 16 yıl 10 ay süreyle hapiste kalan suikastçı Ogün Samast,”iyi hal” gerekçesiyle Bolu F Tipi Cezaevi'nden koşullu salıverilme kararıyla tahliye edilmiştir. Bu serbest bırakma kararı sadece siyasi cinayetlerdeki cezasızlığa yeni bir örnek olmakla kalmayıp, aynı zamanda toplum vicdanında derin bir yara açmıştır.

Hrant Dink cinayetinin tüm detaylarıyla aydınlatılması, organize edilen siyasi cinayetlere karşı net bir duruş sergilenmesi ve hakikatin ortaya çıkarılması, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Türkiye halkları ve toplumsal barışa karşı taşıdığı sorumluluğun bir gereğidir.

19 Ocak 2024